Hititlerin Karaciğer Falı

, Yazan Gökçen Öz

2015 yılının ilk  gezisi Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ne oldu. Hattuşaş ve Alacahöyük gezisinden sonra uzun zamandır aklımızdaydı, tatili fırsat bildik. Müzeyi başka bir yazıda uzun uzun anlatacağız, benim bugünkü konum bambaşka!

Ben şaşırdım, sizlerle paylaşmak istedim.... 



Konumuz karaciğer falı... Kahve falı, el falı, tarot, fal taşları, bakla falı.... Bunlar benim aklıma gelenler ama kurban edilen hayvanın karaciğeri ile fal bakmak pek yaratıcı :) Ben merakımı gidermek için Murat Orhun'un "Hititler’de Karaciğer Falı, Kuş Uçuşu Falı ve Bunların Etrüskler’deki Uzantısı" adlı makalesinden faydalandım ve ufak bir özet çıkardım... 

Romalı düşünür Marcus Tullius Cicero demiş ki; yeryüzünde falcılığı kullanmayan bir toplum yoktur. Sebep ise insan tanrıların kendisiyle ilgili verdiği kararları binlerce yıldır merak ediyor olması...

Bin Tanrılı kavim Hititler, kaderlerini bu tanrıların yönettiğine, yaşamları boyunca başlarına gelen tüm iyi ve kötü olayların, hastalık ve sağlığın onlar tarafından verildiğine inandıklarından, tanrılarını hoşnut etmeye özen göstermişler. Dinsel hatalar ve suçlar, tanrıların öfkelenmesine neden olacağından, tanrıların isteklerini öğrenmek ve kızmışlar ise, nedenlerini araştırıp, bularak öfkelerini gidermek, Hititler açısından çok önemli imiş. Bu nedenle, doğadaki bir takım olağanüstü olayları tanrıların insana kendiliklerinden verdikleri işaretler, isteklerinin belirtileri olarak yorumlama yoluna gitmişler. 

Ancak, bir tür kehanet olan bu işaret gözlemlerini yeterli bulmayarak, bazı somut sorulara yanıt alabilmek amacıyla bir takım tekniklere yani fala başvurmuşlar.

MÖ 14. yy.ın ilk yarısında yaşamış bir Hitit prensi olan Kantuzili’nin duası şöyle: “Ama tanrım kalbinin derinliklerinden gelerek isteğini ve rızasını açsın. O bana hatamı açıklama lütfunda bulunsun ve ben de hatamı kabul edebileyim. Tanrım ya düşümde benimle konuşsun, tanrım bana isteğini açsın, bana hatamı tanıtsın da, ben de bileyim. Ya da falcı kadın benimle konuşsun, kurban falcısı karaciğeri okuyarak bana seslensin.”. 

Hititler’in fal için karaciğer ile yetinmemişler; Kuş uçuşu falı , Talih falı , Hurri kuş falı, Yılan falı repertuarın devamı.



Mezopotamya uygarlığının önemli merkezi Babil'de karaciğerin kilden yapılmış modeli üzerinde yapılan Hepatoskopi (karaciğer okuma) uygulaması karaciğerin vücudun ve ruhun merkezi olduğu, oluşan hastalıkların karaciğer üstünde gözlemlenebileceği inancına dayanıyor.


Kilden yapılmış, her birinin ortasında küçük odun çubuklar dikilmiş karelere bölünmüş bir koyun karaciğeri modeli, kurban edilmiş bir hayvanın karaciğeri ile karşılaştırılıp hastaya teşhis koyuluyormuş. Bu uygulamaya bir atıf da İncil'den :

Babil Kralı yolların ayrımında durdu......kutsallığı kullanmak için.......şekillere başvurdu, karaciğere baktı” (Ezekial; 21:21)

Kâhinler karaciğeri meydana getiren parçaları inceleyip kehanetlerini bu parçaların durumuna bakarak yapıyorlarmış.

Hititler, kültürleri MÖ II. bin yılda Yukarı Mezopotamya ve Kuzey Suriye’yi etki altına almış olan Hurriler’in Babil orijinli karaciğer falını kendilerine uyarlamışlar. Fal tekniğinde amaç, Babil’deki uygulandığı şekliyle genel anlamda hangi olayların meydana geleceği hususunda kehanette bulunmak değil, bazı somut sorulara yanıtlar elde etmek. Falın uygulaması, tanrılara sunu olarak yeni kesilmiş ve hala seğirmekte olan bir koyunun karaciğerine yoğunlaşılmak üzere, iç organlarının incelenmesine dayanmakta, yanıtı da, bunların bir takım özellikleri ki, karşılaşılan her olağan dışılık özel bir ön belirti karşılığı, dikkate alınarak olumlu veya olumsuz olarak saptanması şeklindeymiş.




Eğer kurban edilen koyunun safra yollarının koledok kanalı yoksa, kralın ordusu bir akın sırasında susuzluk çekecektir” 

“Eğer kurban edilen koyunun karaciğerinin sağ tarafında parmak şeklinde iki ur varsa, bu, ülkede anarşi çıkacağına delalettir” 

Hattuşaş’da, karaciğer falında incelenen özelliklerin üzerine yazılmış olduğu ve öğrenim amacıyla, yani ders ve başvuru malzemesi olarak kullanıldığı sanılan, kilden yapılmış karaciğer modelleri bulunmuş. 

Kehanet yönteminin sadece kişisel hastalıklar üzerine değil, ülkeyi ilgilendiren genel konularda da bilgi veriyormuş. 

Falın ayrıntıları Dr. Andreas Schachner'in anlatımı ile aşağıdaki videoda ;




Artık neyse halimiz çıksın falımız....



1 yorum: