Bu Sefer Kaça PHASELİS ?

, Yazan Gökçen Öz

www.phaselis.org
Phaselis M.Ö. 690 yılında Rodoslu kolonistler Lakios ve arkadaşlarınca bir çoban olan Kylabras'tan kurutulmuş balık karşılığında alınmış. Antik dönemde bu takas alay konusu olmuş, ucuz adak namına "phaselis adağı" terimi ortaya çıkmış. 
Binlerce yıl geçti bu üç liman arasına sıkışmış, çam ağaçları ile kaplı cennet parçasının kaderi değişmedi. Hala ucuz,  hala ucuz...


O kadar ucuz ki 1. derece sit alanı içine bin yataklı 5 yıldızlı otel yapılacak. Şaştık mı?? Hayır, zira bu ülkede antik kent üzerine market (Mudanya /Myrelia), arkeoloji müzesinde sünnet düğünü (Eskişehir  ETİ Arkeoloji Müzesi) yapıldığına şahit olduk. Yakında da bazı iş adamları iyice palazlansın diye Phaselis'te turistler için animasyon ve köpük banyosu organizasyonları filan görürsek şaşırmayız. Tahsis 2005'te başlamış, geçen yıl Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından buradaki inşa çalışmaları öncesi  çevresel etki değerlendirmesinin gerekli olmadığına karar verilmiş. (ÇEDGerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalar)













Sonrasında sivil toplum örgütleri ayaklanıp dava açınca çıkan bilirkişi kararı: “Proje alanının tahsisi ve onayı turizm mevzuatına uygun görünse de alanın hem milli park hem de 1. derece arkeolojik sit alanı içinde ve ayrıca Phaselis Territoriumu etkileşim sahası kapsamında kalıyor olması gerçeği dikkate alınmamıştır. Beydağları Sahil Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Plan Kararlarında bölge, ‘Sınırlı Kullanım Alanı’ olarak tanımlanmış olmakla birlikte, bu tanım turistik konaklama tesisini kapsamamaktadır.”























Birkaç bin yıl sonra bu topraklarda yaşayan insanlar bizim mabetlerimize, şehirlerimize, yapılarımıza, mezarlarımıza aynı şekilde davranıyor olacak olsa, hiç hoşumuza hoşumuza gitmez herhalde. İnsanlık mirası ve tarih kime ait olursa olsun ortak ve az da olsa saygıyı hak ediyor. 




İlk gördüğümüzde Metin de ben de Phaselis'e hayran olduk. Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü'nün geçmişten bugüne Akdeniz’de kullanılan gemilerin kara kalem çalışmaları ile Akdeniz’e kıyısı olan medeniyetlerin öykülerinin anlatıldığı panolardan oluşan “Fora Yelken: Akdeniz ve Gemileri” sergisini görüp bayılmış, bir de Kerem Görsev konseri kaçırıp üzülmüştük. Bu yıl da arada derede yine gittik. Görmelisiniz. Orta limandan başlayıp agoralar üzerinden güney limana varış yürüyüşü müptelası olacağınız birşey...



Savaş ve bilgeliğin tanrıçası Athena' nın şehrinde bu yollardan bizden evvel Büyük İskender, İmparator Hadrian yürümüş.
www.phaselis.org
Olimpos ile beraber korsan baskınları yaşanmış. Deniz ticareti yapılan bu şehir gül yağı ve kırmızı zambak parfümü ile meşhurmuş, tüccarları da azıcık üç kağıtçı olup şöhretleri pek de iyi değilmiş. Sağa sola bakınıp o zamanları hayal edin; daha ne olsun... 

 

















Ne var ne yok; Tahtalı Dağı'ndan şehre su taşıyan kemerleri, nekropol, akropol, antik tiyatro, hamamlar, agoralar, Zeus tapınağı, gümrük binaları, dükkanlar, limanlar... Hava güzelse limanlarda denize de girebilirsiniz... 







Geçen yıl Phaselis piknikçilerle doluydu. Bu yıl nihayet o iş sona ermiş, mangal yasak... Ufak tefek alışverişler için bir büfe var, ama haddinden pahalı. Gün boyu kalacaksanız yiyecek içecek hususunda tedarikli olmakta fayda var.  Alın elinize kitabınızı, uzanın bir çamın altına,  verin yüzünüzü denize; huzurun adı bu...

                                                                                         www.phaselis.org






Lütfen bu güzelliğin talan edilmesine, hazinemizin elimizden alınmasına razı olmayın... Phaselis ucuza gidip yine alay konusu olmasın...

0 yorum:

Yorum Gönder